GÖNÜL GÖZÜMÜZÜ AÇALIM Sevgili hemşerilerim yazımı okumaya başladığınız için öncelikle teşekkür ederim. Sizlerden çok istirham ediyorum, on dakika gözlerimizi kapatıp bulunduğumuz yere nasıl geldiğimizi, hangi zor şartlarda eğitimimizi tamamlayıp iş sahibi olduğumuzu, işimizde yükselebilmek için ne çabalar sarf ettiğimizi bu çabaları sarf ederken de ne kadar yorulduğumuzu düşünelim. Evlilikte kırıp, sarıp, borçlanıp eşin dostun yardımıyla düğün yaptığımızı bütün bunları yaparken de çevremizdeki dost ve arkadaşlarımızdan hatta hiç tanımadığımız insanlardan beklemediğimiz desteği gördüğümüzü, istisnalar hariç büyük çoğunluğumuz aynı yoldan geçmedik mi? Yine aynı yoldan devam ediyoruz hayata. Bu yolun sonunun da geleceğini biliyoruz, ancak pekte işin o tarafını düşünmek istemiyoruz, mamafih bu hayat yolu da bir gün bitecek. Kırıkhanlı ses sanatçısı Aziz Tok’un türküde söylediği gibi “Dünya kalsa Muhammed’e kalırdı, can satın alsa da Nemrut alırdı. Hekimler hekimi Lokmanda gitti… Yaman Allah beyim, onlarda gitti’’. Yol bitmeden, sona gelmeden yapmamız gereken; unuttuğumuz birçok şey olduğunu düşünüyorum. Çoğumuz bir koşturmacadır gidiyoruz, durup düşünmeden… Ben aslında konuyu aslında dernek çatısı altında yardımlaşmaya getirmek istiyorum, ama nereden başlayayım ona da karar veremiyorum. O kadar çok örnek var ki yaşanmışlıklardan. Bir kaçını sizlerle paylaşmak istiyorum. Yakın arkadaşlarımdan biri anlattı; “Yaşlı akrabalarımdan birisi gözünü tedavi ettirecekmiş, arkadaşını arayıp Adana veya Antep’e gideceğini gözlerinin artık görmediğini gözlerinin operasyonla açılabileceğini ancak gidiş dönüş masrafını karşılayamadığı için gidemediğini söyleyince arkadaşı iki yüz lira para göndermiş.Aman Allah’ım sanki beş on bin lira para göndermiş gibi memleketteki çevresinde dilden dile öyle dolaşmış ki akıllara durgunluk verir. Arkadaşım abarttığını ve aslında daha fazlasının yapılması gerektiğini söylese de yaşlı akrabası <ki hala hayattadır> arkadaşı göklere çıkarıyormuş, gözlerimi açtırdı diyormuş. Ama Sayın Ahmet KARAHAN’ın dediği gibi yerimiz yayla huyumuz böyle bir yaparız bin anlatılır. İyilikte de böyle kötülükte de… Bir başka hikâye ise şöyle; “Bir gün gecemizin hazırlıklarını yaptığımız esnada mali durumu yerinde olan bir hemşerimizi aradık ve tanesi 30.-TL’den 10 adet bilet gönderdik. Toplam 300.-TL yapıyordu çok olduğunu söyledi. Aslında durumuna göre çok değildi. Sonradan biletlerin parası gelmeyince durumu araştırdık, zira mevzunun parayla ilgili olmadığını tahmin etmiştik. Dostumuz bize durumu izah etti. ‘’Ben öğrenciyken burs’a ihtiyacım vardı fakat dernek bana bu bursu vermedi. Bundandır ki dernek faaliyetlerine destek olmak içimden gelmiyor’’dedi. Sevgili hemşerilerim, bizim derneğimiz de diğer tüm dernekler gibi taleplerin hepsine yetişmek, burs müracaatlarının tümünü olumlu cevaplamak arzusundadır. İhtiyaç söz konusu olunca, hele ki eğitim gibi ulvi bir ihtiyaçtan bahsederken, “yok” un ne kifayetsiz bir mazeret olduğunun şiddetle farkındayım. Gel gelelim ki maalesef, kaynak bulmakta zorlanıyoruz ve her zaman elimizdeki bu sınırlı kaynağı optimum şekilde kullanmak mükellefiyetinin yüklediği tarifsiz yükü omuzlarımızda hissediyoruz. Hal böyleyken bahsettiğim arkadaşımızın yargısını sizlere bırakıyorum. Aklıma gelmişken, bir toplantıdaki konuşmamda söz yine burs konusuna geldiği zaman, kriz nedeniyle gerektiği gibi burs veremediğimizi söylemiştim ki Tali Demir kardeşim “başkan kriz cüzdanlarımıza geldi. Vicdanlarımıza da mı kriz geldi?” diyerek benim söyleyemediğimi en iyi şekilde özetlemiştir. Gönül gözümüzü açalım, öğrencilerimize, gençlerimize sahip çıkalım. İlimiz bazında nüfusumuza oranla en fazla üniversiteye öğrenci gönderen İslâhiye’mizdir. Yazımı hazırlarken sitemize yeni bir haber daha eklendi “9 ilçesi bulunan Gaziantep’te 86 öğrenci polis kolejlini kazandı, 17 si ilçemiz islahiyeden” Bu tür haberler bizlerin gurur kaynağı… Geçen yıl çok az da olsa öğrenci bursu vermiştik. Nizipli Dürümcü Emmi Mehmet CANBERSEN’e, ağabeyimiz noter Vakkas Seydi SEYYAR’a, iş adamı Orkun GÖLDAĞI’na, mali müşavir Ahmet Şefik ATILGAN’a, iş adamı Hüseyin TATAR’a derneğimiz vasıtasıyla öğrencilerimize burs verdikleri için, duyarlı oldukları için kendilerine tekrar tekrar teşekkür ediyorum. Sevgili hemşerilerim bir öğrencimizin yıllık burs maliyeti 800 TL’dir. Bu işin manevi getirisi ise bu yekûnun misliyle sahibi olunamayacak kıymettedir. Burs çalışmamıza vereceğiniz destek için şimdiden dernek ve şahsim adına teşekkür ediyorum. Saygılarımla… Yusuf Ağa KUŞ Dernek başkanı 18.07.2010 |